Site kurallarını nasıl uygulamak gerek

1 beğenilme 0 beğenilmeme
270 kez görüntülendi

Akademik bir soru olmadığı halde ana sayfada gözükmesi için akademik kategorisinde soruyorum. Zaten çok da bölük pörçük.


Site kurallarını neden var? Bu muğlak bir soru. Farklı farklı kurallar, farklı farklı nedenlere dayanıyor. 


Latex kullanımı, arama motorlarında soru yazıldığında bulunabilsin diye. Yoksa resimle sormak da aynı biçimde sorunun sorulamasını sağlar. Peki ama arama motorunda çıkmasa ne olur ki? Bu bir yanda siteye ziyaretçi çekmek için denilebilir. Ancak bu gerçeği çok yakalamıyor. Site, mekanın ağası Salih'e para kazandırmayı amaçlamıyor, zaten reklam falan da yok. Daha fazla ziyaretçi bu açıdan anlamsız. Asıl amaç, bilgiyi biriktirip, ulaşılabilir kılmak. Tek başına soruyu soran kişinin sorusuna yanıt bulması değil yani, benzer soruları olan kişiler daha önceki yanıtlara ulaşıp kendi sorularına yanıt bulabilsinler diye.


Peki soru soran kişiden sorunun çözümüne dair kendi düşündüklerini yazmasını neden bekliyoruz? Kısa yanıt, insanların ödev sorularını onlar uğraşmadan biz çözmeyelim diye. Ama bu kısa cevap yalnızca kısa değil, aynı zamanda yanlış. Açıkçası ben kimsenin ödevini onlar yerine yapmış duruma düşmemek için soruyu soranın kendi çabalarını görmek istemiyorum. Bekçi miyim ben? Benim ve sitenin bu beklentisinin nedeni şu: Öğrenmek, anlamak, kişinin kendi çabasını gerektirir, çözüm için çaba sarf etmemiş kişi çözümü görmekten yarar görmek ve ben (ve site) çözüm yazarken soruyu soranın bir konuda fikir edinmesini, bir şeyleri öğrenmesini istiyorum. Dolayısıyla da amacıma köstek olacak bir duruma (çözmek için uğraşmamış kişinin sorusuna yanıt vererek) düşmek istemiyorum. Ama bunun nedenini unutmamak gerek. Soruyu soran kişiye, kendi bildiğim konuda yardım etmek. Gönüllü bir iş yani.


Hal böyle olunca, soruları soran insanlarla soruları yanıtlayan insanların da aslında aynı insanlar olduğunu da göz önüne alırsak, siteye yeni gelenlere kuralları sıklıkla gördüğüm gibi kaba bir dille, höt zötle anımsatmak biraz anlamsız gözüküyor bana. Size de öyle geliyor mu? Ya da hadi şöyle sorayım. Bu anımsatmaların hatırı sayılır bir kısmının biraz kaba, biraz üstten, kestirip atan bir tavırla yapıldığını bir tek ben mi düşünüyorum?


12 yaşında çocukları azarlıyor olunabilir. Ve bu siteye fayda getirmez. En azından bence getirmez. Size de öyle geliyor mu?  Eğer siteye sahip çıkmak isteniyorsa, kibar bir dille yazılmış, daha açıklayıcı ve kibar bir metni kopyala yapıştır yapmayı da düşünmek yerinde olur mu?


Neyse, çok uzattım. Uzun lafı kısası, yeni gelenlere gerektiği kadar kibar/uysal yaklaşılmıyor mu acaba? (Aklımda kimseyi düşünüp de isim vermeden konuşmuyorum. Son zamanlarda siteye pek uğramadığım için geçmiş sorulara bakarken bu durumla sık sık karşılaştım.)

2, Ağustos, 2 Serbest kategorisinde Safak Ozden (3,393 puan) tarafından  soruldu
8, Kasım, 8 Sercan tarafından yeniden kategorilendirildi

Bence boyle fikirleri paylasmak ve bu fikirleri konusmak onemli. iki üç kisinin fikri pek saglikli olmaz genelde. Birkac kisi daha aktif olarak bu konularda fikirlerini soylese (soylemekten cekinmezse)* daha iyi adimlar atilabilir diye dusunuyorum. 

"Resim ile soru paylasilmasi" buradaki tartismaya da fikirlerini yazabilirsin.

Fakat genelde bu sorulara pek ragbet olmadi. Olmayinca da oldugu kadari ile fikirler alindi. 

(*) Sadece katiliyorum ya da katilmiyorum diye belirtilebilir bazen. Bence genis bir topluluga ihtiyac var.

Katılıyorum.

Soruyu çözen kişiden sorunun çözümüne dair bir şey beklemek konusunda da benim daha önce birkaç kere (mesela burada ve burada) link verdiğim şu soru bence çok güzel bir örnek. Sorunun sahibinin takıldığı nokta nilpotent olmanın tanımı. Soru sahibi "nilpotent olmanın tanımının bu olduğunu biliyorum" diyip yanlış tanım vermese, bunu hiçbirimiz anlamayacaktık. Bu soruya verilecek herhangi bir cevap da soru sahibinin bu kafa karışıklığını gideremeyecekti.

Ortaöğretimde de buna benzer örnekler bulunabilir. Bir problem sorusu olsun mesela. Eğer soru sahibi ne yaptığına dair hiçbir şey yazmazsa problemi denkleme mi dönüştüremedi, denkleme dönüştürdü de o denklemi mi çözemedi, denklemi çözdü de cevap anahtarı başka bir cevap mı vermiş bilemiyoruz. Bunun birkaç sonucu var.

Birincisi şu: nerede sıkıntı olduğunu bilmediğimiz için soruyu en baştan çözmeye kalkıyoruz, bu da uzun bir iş. Nereden başlayacaksın? Ben bu durumda çoğu zaman yazıp yazıp siliyorum açıkçası. Çünkü yararlı olmayı geçip uzattıkça uzatıyorum gibi geliyor. Soru yanıtlanmamış oluyor.

Ikinci sonuç aslında ilkinin devamı. 6 paragraf cevap yazıyorsun diyelim, soru sahibi gelip "Evet ilk 5 paragrafı ben de görmüştüm ama sonucu getirememiştim" diyor. Ya da bazı yazarlar ipucu olarak soruyu sonuna kadar getirip "bunun devamını getirebilir misin" diyorlar, soru sahibi de "hah işte ben de oraya kadar geldim de orayı çözemedim" diyor. Bu iki taraf için de çok büyük vakit kaybı. Vakit harcandı, soru çözülemedi.

Üçüncü sonuç: Eğer sen soruyu çözmeye çalıştıysan ama mesela denklemi çözerken önemli bir hata yaptıysan, sen kendi denemeni yazmadığında ben o hatayı göremiyorum. Ben sana doğru çözümü versem, senin o hatanın sadece üstü örtülmüş oluyor. Asıl sıkıntı çözümde değil, o noktada. Ve bu sıkıntıyı çözemiyoruz. Sadece üstü örtülüyor.

Dördüncü sonuç: Bazen ben soruya nasıl başlanacağını bilemiyorum. Ama eğer soru sahibi başlamışsa ve bir noktaya getirmiş ve o noktada takılmışsa, oradan nasıl devam edilmesi gerektiğini görebiliyorum. Eğer soru sahibi kendi denemesini yazarsa, cevaplayanlar tokezlenilen yerden alıp devam edebiliyor. Ama bazen hiç kimse nereden başlanacağını bilemediği için soru cevapsız kalıyor.

Burada genelde hep soruyu çözmeye uğraşan/ çözen kişinin bakış açısından bakılıyor. Ama aslında soruyu soran kişinin menfaatine denemelerini yazması. Sadece "kural bu" ya da "burası ödev sitesi değil" dediğimizde bu anlaşılmıyor.

Öte yandan yöneticilere de biraz hak vermiyor değilim. Soru sorma sayfasına tıklandığında koskoca bir açıklama var. Uzun da değil hem. Insan "ya arkadaş orada yazılanları hiç mi okumadın" diyor ister istemez.

Eline sağlık Özgür, ama diyene kadar çok güzel açıklamışsın neden soruyu yazanın kendi denemesini yazması gerektiğini. Yanıtından benim için doğrudan çıkan sonuçlardan birisi şu: Bu kuralın amacı, sitenin kullanıcılarına gerçekten amaçladığı hizmeti götürmesini sağlamak. Yani tek-çift taraflı bilgi-deneyim aktarılmasını mümkün kılmak. Hal böyle olunca, nasıl ki bu kuralın amacı sitenin amacına ulaşmasını sağlamaksa, bu kuralın uygulanması da aynı amacı sağlamaya yönelik olmalı. Daha çocuk olan insanlara aç kuralları, sen ne yaptın bu konuda biçiminde sözcük kullanımında sıkı perhiz uygulayan, kestirip atan tavırlar benim gerçekten hoşuma gitmiyor, eminim ki, buna muhatap olan kişileri de kuralları okumaya yönlendirmiyor. Yani kural, bana kalırsa amacına ulaşmıyor. Ben buraya bir örnek yazı koyayım, üşenenler onu copy paste etsinler.

"

Merhaba, sitede soru sorarken dikkat edilmesi gereken pek çok kural var. Bunlardan en önemlilerinden birisi, soru soran kişinin yazdığı soru hakkında kendi denemelerini ve düşündüklerini yazması kuralı. Bu kuralın pek çok nedeni var. Bu konuda lütfen şuradaki yorumu okuyun. Genel kurallar hakkında da lütfen şuraya bakınız.


Önemli anımsatma: Genel olarak kurallara uygun sorulmuş sorular yanıt bulmakta.

"


Son olarak:

"Öte yandan yöneticilere de biraz hak vermiyor değilim. Soru sorma sayfasına tıklandığında koskoca bir açıklama var. Uzun da değil hem. Insan "ya arkadaş orada yazılanları hiç mi okumadın" diyor ister istemez."

diyerek bitirmişsin. Katılmıyorum. Gönüllü olarak yapılan bir iş bu. Sadece gönüllü yapılan bir iş. Yazıyı eleştirdiğim biçimde bir kestirip atma olacak bir akıl vermekle bitirmek istemiyorum, o yüzden nokta koyutorum.

Degindigin nokta guzel bir nokta. Nazik ve yapici bir yaziyi sabit bir sekilde paylasabiliriz. Hatta bu yaziyi bir yerde toplar, kisiyi sadece tek bir yere yonlendirmis oluruz. 

Olmasi gerekenler nelerdir?
Bunlar neden olmali?
Bunlari nasil iyi bir bicimde aktarabiliriz?

Bunlari konusup yaziya aktaralim. Bu teklifi daha onceden birkac kez sunmustum. Su an tekrardan dile getireyim. Gonullu kisiler bu konulara da yardimci olabilirseler cok iyi olur.

Sitenin amacina hizmet edebilmesi icin bu baglamda da destege ihtiyac var. 

@Şafak Kesinlikle haklısın. Son kısımda söylemek istediğim tam olarak o değildi aslında benim, eksik kaldı. Benim hatam.

Ben seninle aynı fikirdeyim. Benim de hoşuma gitmiyor. Hoşuma gitmemesini geçtim, kural amacına ulaşmıyor.
Kullanıcıların birden fazla isim ile karşımıza çıkma durumları mevcut. Aslında bir sıkıntı yok gibi başlangıçta. Ancak örneğin; bir soru soruluyor, siz cevap vermek için yorum yapıyorsunuz, soru soran arkadaşımız size mesaj gönderiyor, siz tam olarak çözmüyorsanız isim değiştiriyor, ve sizin yorumunuzu size yeniden soruyor, ya da soru olarak soruyor, ve tekrar başka isimler altında birçok mesaj alıyorsunuz. Aslında herkesin bir yazı dili var ve yazan kişiyi tanımasanız dahi tanıyorsunuz. Bu durumdan çok yorulmuştum ve mesaj kutumu kapatmıştım. Gerçekten siteyi yeni kullanan arkadaşlara sözüm yok-ki bu arkadaşlar hemen anlaşılmakta -ancak sürekli isim değiştirerek yeni kullanıcıymış gibi davranılması beni rahtasız ediyor.

Biz bir soruyu kapattığımız zaman, onun altına yazılmış yorumları sorunun sahibi görebiliyor mu?

Kapatinca soru silinmiyor. Herkes gorebiliyor. Gizleyince de aslinda silinmiyor, linkine sahip olanlar gorebiliyor. 

Suradaki yorumda link verilen soruyu gizli sekmede actigimda goremiyorum. 

İşte ben de bundan korkuyordum :)


Şaka bir yana, bu Özgür'e has bir şey mi, yoksa genel bir durum mu? Özgür'e has bir şeyse bize ne çünkü de!!

...