Akademik kariyer

0 beğenilme 0 beğenilmeme
35 kez görüntülendi

Merhaba. Soru alışılmışın ve formatın dışında olabilir ama matematikçilerin toplandığı başka bir platform bilmiyorum. O yüzden şimdiden kusura bakmayın. 


25 yaşındayım ve bazı özel sorunlardan dolayı mezun olur olmaz yüksek lisansa başlayamadım. Fakat bu süre boyunca soyut cebir ve kümeler kuramı başta olmak üzere çalışmalarımı aksatmadım ve dilimi geliştirdim. Akademide yaygın bir mit vardır bilirsiniz; alanında başarılı olma potansiyeli taşıyan herkes çok genç yaşta başarı göstermeye başlamıştır. Bu ne kadar doğru? Bir de Neumann 26 yaşından sonra matematiksel yaratıcılığın kaybolduğundan bahsediyordu. Buna ne kadar katılıyorsunuz? 

13, Haziran, 13 Serbest kategorisinde ali111 (14 puan) tarafından  soruldu

Weierstrass dediginize zit bir ornektir.

Matematiği daha derin keşfettiğinde yaratıcılığın azalıyor. Ben lise 2 de iken Tübitak lise öğrencileri araştırma projeleri yarışmasına katılıp Türkiye 2.si olmuştum. O zamanlar soyut cebir falan pek bilgim yok ama nasıl heyecanlıyım, proje yaparken kendimden geçiyorum. Bulduğum sonuçlar beni aşırı mutlu ediyor sanki ilk ben bulmuşum gibi.

Lise 2 den  sonra bu işlere daha derin çalışmaya başladım. Soyut cebir çalıştım falan derken şuan lise 4 üm ve lise 2 de iken yaptığım şeylerin pek güçlü şeyler olmadığını fark ettim. Daha doğrusu keşfettiğim şeylerin devirli grupların bir kaç sonucu olduğunu fark ettim. Sadece olaya farklı bir açıdan yaklaşınca bana heyecan vermiş.

Yani demek istediğim... Matematik ilk başta bilgisizliğin heyecanını veriyor. Yaş aralığı 15 - 17. Bu heyecanla çok daha yaratıcı olunuyor. Her bulunan sonuca heyecanla bakılıyor, farklı açıdan yaklaşılmaya çalışılıyor.

Yaş 20 ye yaklaşmaya başlayınca, yaptığın şeylerin aslında çok basit şeyler olduğunu, matematiğin çok zor olduğunu anlıyorsun. Bunun verdiği mutsuzluk yaratıcılığı öldürüyor...

Bence...

...